Geçenlerde bir yazı okudum.
'Bir kadın gittiğinde' diye başlıyordu.. Pek ya bir adam gittiğinde?
Bir adam gittiğinde sofra boş kalır, tek başına yemek yemeğe mahkum olursun.
O adamın gitmesini sen istediğinde, 'geri dön' demek istersin çoğu kez, diyemezsin.
Boğazın düğümlenir, dudakların kilitlenir..
Bir adam gittiğinde onun eşyalarını koklarsın zaman zaman,
Gömleklerini giyersin.
Uyurken parmak uçlarını dokunduracağın o adam gitmiştir..
Yatağa çapraz yatmak en büyük şımarıklıkken; büzüşürsün öyle.
Yaşlı, kemikleri erişimiş, saçları ağarmış bir kadın gibi..
Bir adam gittiğinde klozet kapağı kırık, vidalar gevşemiştir.
Pazar kahvaltıları keyif vermez..
Yumurtanı tokuşturacağın bir yumurta daha yoktur, o adam gitmiştir..
Televizyon izlenmez bir adam gittiğinde..
Yerine başka birini koymaya çalışırsın, koyamazsın..
O adam tekdir. O adam senindir.
Kimse onun gibi kokmaz.
Kimse onun gibi bakmaz.
Kimse 'o' olamaz.
O adam gitmiştir!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder